16 Ekim 2017 Pazartesi

Fakir Baykurt ve Annesi


O günlerde şimdi herkesin bildiği çayın yeni yeni içilmeye başladığı yıllarmış. Evlerinin önüne açılan kahveden gelen, hoş kokulara dayanamayan Fakir Baykurt bir gün: ”Çay isterim, ille de çay!” diye tutturmuş, anası oğluna kıyamamış, elinden tutup kahvenin önüne götürmüş, Kahveci Topal Hüseyin’i çağırmış: ”Hüseyin bir bardak çay getir!
Çay gelmiş, çayın nasıl içileceğini bilmeyen Fakir Baykurt, sıcak çaydan hızla bir yudum içmiş ama ağzı yanınca bardağı yere atmış. Çay döküldü ama toprak kaba olduğundan bardak kırılmadı, diyor. ”Anam şimdi vuracak? Şurama mı vuracak? Burama mı vuracak?” diye korkarken anası kahveciyi yeniden çağırmış: ”Hüseyin bir çay daha ver!”

Fakir Baykurt’a ikinci çay gelmiş. Çayı üfleyerek içmiş. Yıllarca anasına sormuş durmuş: ”Anacığım o gün çayı döktüm, bir tokat vurmadın; neden vurmadın?” Bu sorunun yanıtını anası yıllar sonra oğlunun öğretmenlik yaptığı köy okulunda vermiş. Oğlunun sınıfını görmek isteyen Elif Baykurt o gün sınıfa girer, oğlunun ders verişini izler. Beş sınıfı birden okutan Fakir Baykurt anasının ders izlemeye geldiği günü şöyle anlatıyor: “Sınıfta estim, gürledim!”

Ders bitince dışarıya çıkıyorlar, yazar anasına soruyor: “Anacığım, beğendin mi öğretmenliğimi?” Anası: “Eh, işte fena değil!” diyor… “Nasıl fena değil, müfettişler geliyor; iyi veriyor, pekiyi veriyor. Sen de fena değil diyorsun, nasıl olur böyle?”

Anası: “Yıllarca sordun, durdun. Şimdi söylüyorum, aç kulağını dinle! Ben sana çay döktüğün gün kızsaydım, içindeki aslan küserdi. Dövseydim, o aslan ölürdü! Böyle öğretmen falan olamazdın. İşte, sen de benim yaptığımı yap ve sakin ol. Dayak atıp bu çocukların içlerindeki aslanı sakın öldürme!…”


Bazı


Bazı gecelerin sabahı yoktur
yalnızca karanlık olarak kalırlar.

Bazı ayrılıkların dönüşü olmaz
giden gider
borçlarıyla yaşar kalanlar.

Geleceği yoktur bazı kalplerin
aşk uğramaz onlara bir daha
tek bir hatırayla yaşlanırlar.

Bazı pişmanlıklar uzun sürer
zamana yayılırlar.

Kendinden kaçanlara
saklanacak yer kalmaz dünyada
gün gelir kendileriyle tanışırlar
asıl yalnızlık o zaman başlar
hayata geç kalmıştır kendine geç kalan
şairin dediği gibi
bir daha yaşamak zorunda kalır
geçmişi anlamayan.

Bazı geceler
bazı insanlar
bazı yerlerde
sahiden karşılaşırlar.

Bazı insanlar
bazı aşklar
bazı şarkılar
bu yüzden unutulmazlar.

Bazı hayatlar hayal tutmazlar
bu yüzden
bazı bazı bazı
çabuk yaşayıp
ansızın kaybolmalar….



Yaşam savaşını kazanan her zaman, en güçlü ya da en hızlı olan değildir !


Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir!

Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız, korkaksınızdır!

Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir!

Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir!

Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu istediğinizde gelecektir.

Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsinizdir!

Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz!

Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız!

Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir !



A bunch of music






 

 



 
 



Hayatı Daha Düzenli Yaşamak için Öneriler

Hayatınızı düzene sokmanın 50 yolu

Yaşam zaman zaman düşe kalka ilerleyebildiğimiz bir yol ise, bu yolda karşılaştığımız pürüzler aslında önemli değildir. Esas olan çaba ve mücadeledir. En başarılı kişilerin uyguladıkları 77 formül kitabının yazarı Mark Foo’nun litemind.com‘da kaleme aldığı, 50 ipucuyu aklınızda tutmaya bakın, çünkü bunlar yaşamınıza yön verecektir.

1. Evinizdeki kağıt yığınlarından kurtulun ve doğaya karşı sorumlu olduğunuzu, kağıtları geri dönüşüm kutularına atarak gösterin.

2. En çok kimi beğeniyorsunuz? Kendinizi gelecekte nasıl bir resmin içine koyuyorsunuz? Kim olmayı arzuluyorsunuz? O zaman kendinizi o kişi gibi görmeye başlayın.

3. Beklenmedik olayların olumlu sonuçlar verebileceğini düşünün. Dalai Lama’nın dediği gibi; “İstediğini elde edememek, bazen harika bir fırsatı doğurabilir, unutma .”

4. Hayran olduğunuz kişilere, şu anda bulundukları konuma nasıl geldiklerini sorun. Onların hikayelerini dikkate alın, tecrübelerini bir yere not edin.

5. Alkol ve sigara ve diğer kötü alışkanlıklarınızı bırakın.

6. Yaşamınızdan olumsuzlukları çıkartın. İstemediğiniz kişiler ve yapmak istemediğiniz meslekten uzak durun. Sizi üzen arkadaşlarınız varsa, kendinizi zorunlu hissedip onlarla görüşmeye devam etmenin hiçbir anlamı yok.

7. Yeni bir güne, yapacaklar listesi ile başlayın. Gün içerisinde yapmanız gerekenleri önceden bilmek, doğru bir yönde programlı bir şekilde ilerlemenizi sağlar.

8. Evinizi dip bucak temizleyin ve zamanı geçmiş ne varsa atın. Tabi sadece eski faturalar değil aynı zamanda eski eşyalarınızdan da, bir hayır kurumuna bağış yaparak kurtulabilirsiniz.

9. Kişisel kayıtlarınız için bir dosyalama sistemi oluşturun.

10. Bütçenizi gözden geçirerek, yalnızca ihtiyacınız olan şeyleri baz alarak, bir yiyecek alışverişi listesi yapın ve markete gidin.

11. Mesleğinizden memnun değil, fakat ne yapmak istediğinizi bilmiyorsanız, bu konuda ki testlere girin. Böylelikle, nelere yatkın olduğunuz ve nelere yeteneğinizin olduğunu anlarsınız.

12. Profesyonel danışmanlardan danışmak istediğiniz konularla ilgili yardım alabilirsiniz. Birçok insan geçmişin ağır yüküyle didişiyor ve onları harekete geçmesini engelleyecek duygusal yoğunlukların üstesinden gelemiyor. Bu gibi durumlarla bir an önce yüzleşin ve uzman yardımıyla yolunuza daha iyi ve sağlıklı bir biçimde devam edin.

13. Dolaplarınızı gözden geçirin ve zamanı geçmiş olanları (ilaçlar, yiyecekler ..vs) çöpe atın.

14. Kendinize tam tahıllı ve düşük kalorili yiyeceklerden oluşan bir diyet planı hazırlayın.

15. Bu diyet planına vitaminleri ekleyin. Vitamin takviyesi bilumum hastalıkların yanı sıra, kanser ve osteoperosise yakalanma riskini azaltır.

16. Dans, bisiklet vs. gibi yapmaktan keyif alacağınız aktivitelerden oluşan bir egzersiz planı oluşturun.

17. Ertelediğiniz randevularınızı gerçekleştirin, özellikle sağlıklı ilgili olanları hemen yerine getirin.

18. Zihinsel egzersizler yapın. Bulmaca, su doku veya diğer kelime oyunları beyninizi daha aktif tutar. Tabi aynı zamanda hoş da vakit geçirebilmenizi sağlar. Yapılan araştırmalar bu gibi egzersizlerin zihinsel yeteneklerin gelişmesinde önemli bir katkısı olduğunu kanıtlamıştır.

19. İlgilendiğiniz herhangi bir konuda blog oluşturun, fikirlerinizi yazın. İnternet çağına ayak uydurun.

20. Bir okuma listesi yapın ve kitap kulübüne üye olun. Bu aynı zamanda, sosyalleşmenize de yardımcı olur.

21. Kendinize vakit ayırın. Amerikalı ünlü gazeteci ve yazar Susan Taylor, şöyle der; “Sessizce durup zaman geçirmek , zihninizin yenilenmesine yardımcı olur.

22. Nefes egzersizleri ve meditasyon yapın. Stresli kişinin, tüm üretim katmanları zarar görür, dolayısıyla işe derin nefesler alarak başlayın.

23. Sözlerinizde ve eylemlerinizde dürüst olun ve ağzınızdan çıkanlarla uyguladıklarınız her zaman birbirini tutsun.

24. Geçmişteki hatalardan ders çıkarın. Hatalar çok fazla tekrarlanmadığı ve öğrenmenin bir parçası olarak görüldüğün zaman, bu uzun vadede sizlere fayda sağlayacaktır.

25. Değerli bir yaşamın parçası olabilmek için, ihtiyacı olanlara yardım edin.

26. Yeni bir dil öğrenin veya hobi edinin.

27. Sizlere ilham verebilecek biyografiler okuyun. Yeni fikirler edinmek için, başkalarının hayatlarını nasıl düzene soktuklarını araştırın, öğrenin.

28. Yabancılarla konuşun. Planlanmamış sohbetler tahmin edemeyeceğiniz kadar ilham verici olabilir. Deneyin.

29. Uzakta yaşayan arkadaşlarınız ve akrabalarınızla tekrar iletişime geçin. Özlem duyduğunuz kişileri aramayı, kesinlikle ertelemeyin.

30. Diş fırçanızı periyodik olarak değiştirin çünkü eskisi bakteri yuvası olmuş olabilir.

31. Daha sık kestirin. Uykusunu almış olan bir kişinin zihni her zaman daha açıktır.

32. Her gün en az 6 bardak su için. Yeterli su tüketen kişinin enerji seviyesi fazla olur.

33. Fotoğraflarınızı düzenleyerek, albümler oluşturun.

34. Sanat aktivitelerini takip edin. Sanat galerilerine gidin, vizyonunuzu geliştirin.

35. Bir hobi bulun ve bunun kulübüne üye olun.

36. Yapmak istediklerinizi bir takvim üzerinde işaretleyin. Gözünüzün önünde görsel bir hatırlatıcı olması, hayatınızı çok kolaylaştıracaktır.

37. Zorunuza giden işleri yapmayı, projeleri tamamlamayı ertelemeyin, hemen bu dakika işe koyulun ve bitirin. Endişelerinizi azaltmış olursunuz.

38. Önceliklerinizin bir listesini yapın ve sizi mutlu edecekleri vakit kaybetmeden hayata geçirin.

39. Dışarıda daha çok vakit geçirin. Doğanın, kafası karışık ve dağınık birini yatıştırmaya ve sağlıklı düşünmesine yardımcı olacak, büyülü bir etkisi vardır.

40. Konferanslara katılın. Bunlar, bilimsel veya başka konularda olabilir. Böylelikle, güncel olayları takip edebilirsiniz.

41. Kaslarınızı gevşetin, kas ve kan dolaşımınızı geliştirmek için, düzenli masaj yaptırın.

42. Gülün. Gülmek için, sizi en çok neşelendiren arkadaşlarınızla takılın veya en çok sevdiğiniz komedi filmlerini izleyin. Gülmek de bir çeşit spordur ve insan ömrünü uzattığı kanıtlanmıştır.

43. Gün içinde işinize biraz mola verin ve sadece durun, hiçbir şey yapmayın, bu şekilde zihninizi rahatlatmış olursunuz.

44. Daha fazla tatil yapabilmek için gerekenleri yapın.

45. Eğlenceler düzenlemek için yeni fikirler edinin. Eviniz de ya da dilediğiniz bir yerde partiler ve organizasyonlar yapın.

46. Giysi dolaplarınızı düzenleyin, giymediklerinizi muhtaç olanlara bağışlayın.

47. Şu anda yaşayın, geçmişte değil. Adı üzerinde geçmiş geçmiştir. Her anınızdan keyif almaya, önünüze bakarak yaşamaya çalışın.

48. Geçmişteki hatalardan ders alın.

49. Arabanızın muayenesini yaptırmayı ihmal etmeyin. Acil durumlarda arabanızın eksik evrakları, başınıza iş açabilir.

50. Evinizle ilgili tamiratlar için bütçe planlaması yapın.


uplifers.com 


Düşündükleri...

Hiçbir şey yapmadan da yorulabiliyor insan, düşündükleri ağır geliyor mesela. 




Mecnun


Yaşam üzerine fazla geldigi zaman onu zorlama, biraz duraksa, neler olup bittiğine anlam verme. Mutlaka yanlış bir şey oldu ve düşüncelerin ile dileklerin aynı orantıda değildi ve varlığın ile buluşamadı. Sorun yok, sadece bekle. Güneş doğacaktır, çimler yeşerecektir, çiçekler açacaktır, rüzgar esecektir ve yağmur yağacaktır, zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur! İzlemene devam et, şahitlik güzeldir, hem olayın dışındasındır hem de içinde, o bir dengedir, o anlamlıdır, şahit ol, tanık ol , olan ile bütünleş, güzellik olanların içinden filizlenecektir; zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur!.. Hayat üç buçukla dört arasındadır...Ya üç buçuk atarsın, ya da dört dörtlük yaşarsın...




Yaşamımız önem verdiğimiz olaylara karşı sessiz kaldığımız gün son bulmaya başlar.

Bir ülkede dalkavukluk ve yalakalık getirisinin değer kazanması demek, o ülkenin sonunun geldiği demektir...Victor Hugo
*
Dünyada ne kadar kötülük varsa, güzellik yaratmak için de o kadar sebebimiz var demektir...Andrei Tarkovski


Yabancı




Ölümle biten yaşam saçmadır, evet. Bunda kuşku yok. Ama, yaşam ölümle bitiyor diye, kapayacak mıyız gözümüzü, yüreğimizin kapılarını bu yaşanası dünyanın güzelliklerine, bunlar yanında insanların acılarına, çaresizliklerine? Mademki yaşıyoruz, yaşadığımız sürece mutlu olmaya, sağımızda solumuzda mutluluk yaratmaya bakmalıyız. Mutluluk, bir yerde ve her yerde, hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir. 












Büyük İnsan


At, savur at sevdayı bir yere fırlat
Bitti sayıp acıyı kaldır öyle yat
Sor, herkese sor acılar unutuluyor
Ağlayınca gözlerinden silinmiyor
Aşk her defasında bak bulunuyor
Bırakırım zamanı öyle biraz da
Sen olmadan da yine geçer nasılsa
Hatırla bunları sakın unutma
Diyordun ama o zaman gülüyordun
Yanımdaydın, canımdaydın
Şimdi nasıl geçer bu ömür?
Susma söyle nasıl yaşar böyle insan!
Susma konuş, hadi anlat büyük insan!
Söyle bir aşk mı çare olurdu zaman mı ?
Böyle kaldırıp atardık ya sevdayı!
Susma söyle nasıl yapar bunu insan?
Susma nasıldı anlat hadi ayrılırsam!
Söyle hayat mı çare bulurdu kendin mi?
Böyle büyük aşklar böyle mi biterdi?
At, silip at aşkları bir yere fırlat
Bitti say ki derdini kaldır öyle yat
Sor, ne olur sor sen benden ayrılırsan
Ne olur düşümde bir ömrü durdursan
Aşk her defasında bende ararsam
Bırakırım kendimi öyle biraz da
Sen olmadan da ben yaşarım nasılsa
Hatırla bunları sakın unutma
Diyordun ama o zaman gülüyordun
Yanımdaydın, canımdaydın
Şimdi nasıl geçer bu ömür?
Susma söyle nasıl yaşar böyle insan!
Susma konuş hadi anlat büyük insan!
Söyle bir aşk mı çare olurdu zaman mı böyle?
Kaldırıp atardık ya sevdayı!
Susma söyle nasıl yapar bunu insan
Susma nasıldır anlat hadi ayrılırsam
Söyle hayat mı çare bulurdu kendin mi böyle
Büyük aşklar böyle mi biterdi
Susma hani aşk insanı zaten bulurdu?
Susma hani yıllar aşka çare olurdu?
Söyle yıllar mı daha hızlı bir kurşun mu?
Böyle sensiz her gün biraz yokoluşum mu?





Özgürlüğün Ardından Bir Ağıt Söylev

özgürlüğü yitirdik dostlar
ardından bir çift sözüm var

havaya benzerdi biraz
varlığı duyulmazdı özgürlüğün
yokluğu dayanılmaz

“saklamayın” derdi özgürlük “beni kendinize
esirgemeyin beni ellerden
esirgendikçe tükenirim çünkü
paylaşıldıkça çoğalırım ben”

oysa kendimize kalsın diye özgürlük
ona bahçelerde duvarlar ördük
uçup gitti kuş misali bahçelerden
ne eller gördü hayrını ne biz gördük

“yurttaşlar” derdi özgürlük “bu devleti
sizler yöneteceksiniz el ele
yaşatabilmek için beni
yaşayabilmek için benimle”

oysa dünyalarımız öylesine küçüktü
devlet öylesine büyük
yönetilmek öylesine rahattı
yönetmek öylesine yük

bir seyirlik oyun saydık devleti
bıraktık oyuncuların eline
düdük çaldı oyun bitti
“haydi” denildi “herkes evine”

yok artık dostlar
ağlamanın yararı
ellerimizle kazıldı
özgürlüğün mezarı

kendimizi gömdük içine



Bob Dylan - Blowin in The Wind



 

Tercih paradoksu


Daha çok seçeneğin her zaman daha iyi olduğunu düşünürüz. Ancak psikolog Barry Schwartz’a göre durum pek de sandığımız gibi değil. Ona göre ne kadar çok seçeneğimiz varsa, o kadar mutsuz ve tatminsiziz. “Mutlaka izlenmesi gereken psikoloji konulu TED konuşmaları” listesinde yer alan Barry Schwartz, psikolojiye dair yaptığı etkileyici tespitlerle size yeni bakış açıları kazandıracak.











İnsan


İnsanoğlunun en büyük zaafı, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanması. Hatta bütün yiyecekleri, hayvanları ve doğayı kendine sunulmuş bir nimet sanıyor. Evren dediğimiz bütün içerisinde, kendisini diğer canlılardan ayrı tutuyor. Çevreyi istediği gibi kullanıyor. Yıkıyor, yok ediyor. Halbuki insanoğlu bu evrende zincirin sadece küçük bir parçası. Bunu reddederek aslında kendisine bir hapishane yaratıyor. İnsanın bu yanılgıdan kurtulması en büyük özgürlük. Tabii bu da tam olarak mümkün olmayabilir ama bu çabanın kendisi de bir özgürlük.